Ana İçeriğe Atla
Kurumsal

Ataksi Telenjiektazi

Tanı, belirtiler ve tedavi yöntemleri.

Ataksi Telenjiektazi Hakkında Genel Bilgiler

Ataksi Telenjiektazi (A-T), hücrelerde DNA'nın kendi kendini onarmasını sağlayan (ATM) gendeki kalıtsal bir mutasyon sonucu ortaya çıkan, erken çocukluk döneminde başlayan nadir, ilerleyici ve ölümcül bir nörolojik/bağışıklık sistemi hastalığıdır. Hastalığın iki ana bileşeni vardır: Birincisi, beyincikte (serebellum) hücre ölümüne bağlı olarak Ataksi (şiddetli denge kaybı, sarhoş gibi yürüme ve koordinasyon bozukluğu); ikincisi ise gözlerin beyaz kısmında (sklera) ve ciltte Telenjiektazi (kırmızı, çatlamış örümcek ağı şeklinde kılcal damarlar) oluşumudur. Bu çocuklar tekerlekli sandalyeye mahkum olmalarının yanı sıra, bağışıklık sistemleri çalışmadığı için sürekli ağır akciğer enfeksiyonları geçirirler ve normal insanlara göre Lösemi/Lenfoma gibi kanserlere yakalanma riskleri 1000 kat daha fazladır. Çocuk Nörolojisi ve İmmünoloji bölümlerimizde takibi yapılan bu hastalık için henüz bir kür (kesin tedavi) bulunmamakta, ancak antibiyotik profilaksileri, immünglobulin serumları ve kanser taramalarıyla yaşam kalitesi artırılmaya çalışılmaktadır.

Hastalık Detayları ve Sık Sorulan Sorular

Hastalıkla ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki başlıklardan ulaşabilirsiniz.

Bozuk bir gen (ATM) nedeniyle hücrelerin DNA hasarlarını tamir edememesi sonucu, beyincik (denge merkezi) sinirlerinin ölmesi, bağışıklık sisteminin çökmesi ve radyasyona karşı aşırı duyarlılık gelişmesiyle karakterize ağır bir genetik sendromdur.

Hastalık genellikle çocuk 1-2 yaşında yürümeye başladığında fark edilir. Çocuk yaşıtlarına göre çok sarsak, yalpalarayarak (sarhoş gibi) yürür, sürekli düşer ve ayakta durmakta zorlanır (Ataksi). Yıllar geçtikçe (10 yaşına doğru) durum o kadar kötüleşir ki çocuk yürümeyi tamamen bırakır ve tekerlekli sandalyeye mahkum olur.

Hastalığın imza (ikinci) bulgusu genellikle 3-5 yaşlarında ortaya çıkar. Çocuğun gözünün beyaz kısmında (Sklera) ve yüz/kulak derisinde, kılcal damarların belirginleşip genişlemesiyle tıpkı bir kanlanma veya örümcek ağı gibi kalın, kırmızı damar çatlamaları oluşur. (Konjonktivit/Göz nezlesiyle çok karıştırılır).

A-T hastalarının bağışıklık antikorları (IgA, IgE) çok eksiktir. Bu yüzden basit bir nezle bile hızla zatürreye çevirir ve hastalar tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonlarından ölme riski taşır.
Kanser Tehlikesi: Hücreler DNA kırıklarını tamir edemediği için mutasyonlar birikir. Bu çocukların %25-30'unda çok genç yaşta Lösemi veya Lenfoma (Kan/Lenf Kanseri) gelişir.

HAYATİ KURAL: A-T hastaları normal insanlara göre İyonize Radyasyona karşı AŞIRI DERECEDE DUYARLIDIR. Hastalara basit bir Diş Röntgeni, Akciğer Filmi veya Tomografi (BT) çekilmesi bile o hastanın hücrelerini öldürebilir veya anında kanserleşmesini tetikleyebilir. Sadece çok acil durumlarda radyasyonsuz MR (Emar) tercih edilmelidir.

Kanda 'Alfa-Feto Protein (AFP)' düzeyinin çok yüksek çıkması ve bağışıklık hücrelerinin eksikliği şüphe uyandırır. Kesin tanı ATM genine bakılan Genetik Test (DNA analizi) ile konur.
Tedavi: Hastalığı sıfırlayacak (durduracak) hiçbir hap veya kür YOKTUR. Tedavi destekleyicidir. Enfeksiyonları önlemek için ayda bir damardan İmmünglobulin (IVIG - hazır antikor) Serumu ve koruyucu antibiyotikler verilir. Kasları güçlü tutmak için Fizyoterapi yapılır. Kanser geliştiğinde ise (radyoterapi verilemeyeceği için) çok düşük doz ve özel ayarlanmış kemoterapiler uygulanır.

Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Hastanemizde tedavi ve hastanede kalış sürecinize dair tüm bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

Hastanede Kalış Süreciniz

Ayrıntı

Ameliyatlar

Ayrıntı

Hasta Kabul

Ayrıntı

Doğum Hizmetleri

Ayrıntı
E-Randevu
E-Muayene
Bize Yazın
App

Çakırtepe Hastanesi

Mobil Uygulama ★★★★★