Tedavi Yöntemi Hakkında
Kemoterapi Uygulaması ve Yan Etkileri
Halk arasında en yaygın endişe budur ancak kemoterapi "akıllı" bir tedavi değildir, vücutta nerede hızlı çoğalan bir hücre varsa (kanser hücresi gibi) ona saldırır. Saç folikülleri de çok hızlı çoğalan hücrelerdir, bu yüzden bazı ilaçlar saçı döker. Ancak her protokol saçı dökmez. Tedaviniz bittikten sonra ise saçlarınız çoğu zaman eskisinden çok daha gür ve bazen kıvırcık olarak geri çıkar.
Eski yıllarda yaşanan o ağır kusma tabloları artık büyük oranda tarihe karışmıştır. Günümüz tıbbında, kemoterapiden hemen önce serumla verilen "yeni nesil anti-emetik (bulantı kesici)" ilaçlar o kadar güçlüdür ki, hastaların çok büyük bir kısmı süreci hiç kusmadan veya sadece çok hafif bir iştahsızlık/halsizlikle atlatabilmektedir.
Kemoterapi ilaçları kol damarlarınızı (periferik venleri) zamanla yakabilir, tahriş edebilir ve damar bulmak işkence haline gelebilir. Bunu önlemek için küçük bir operasyonla göğüs veya omuz cildinin altına bozuk para büyüklüğünde bir "Port (hazne)" takılır. Aylar sürecek tüm kan alma ve kemoterapi verme işlemleri bu porttan kolayca ve acısız bir şekilde yapılır.
Evet, ilaçlar kemik iliğinde kan (ve akyuvar) üretimini de baskılar. İlacı aldıktan yaklaşık 7 ile 14 gün sonra (nadir noktası) lökositleriniz dibe vurur ve enfeksiyona çok açık hale gelirsiniz. Bu süreçte ateşe dikkat etmek, kalabalıktan uzak durmak ve iyi beslenmek hayati önem taşır; kan değerleri düştüğünde doktorunuz size bağışıklık iğneleri reçete edecektir.
Bu sayfadaki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sağlıklı yaşam tavsiyeleri konusunda uzmanlara danışınız.